Güvercinlikler

 

KUŞ EVLERİ(GÜVERCİNLİKLER)

Description: Kuşluklar Mimarimizde ayrı bir yeri olan Kus Köşkleri, Kayseri'nin yakın çevresi olan GESİ’de ve bağlı olarak Darsiyak, Nize, Efkere köylerinde çok farklı bir şekilde ortaya çıkar.

Ağırlık olarak Darsiyak yöresinde yoğunlaşan bu yapılara halk arasında KUSLUK veya GÜVERCINLIK adi verilir.Güvercinliklere mekan olarak Gesi'de, Efkere, Nize ve Darsiyak'ta tepelerin yamaçları ve yüksek alanlar seçilmiştir.

Güvercinliklerde iki şekilde yapılanma görürüz


1- Bu tipin önü kare,arka tarafı daireseldir.

2- Bu tip ise kare planlıdır.

 Birinci tip Güvercinliklerde moloz tas kullanılırken, ikinci tip kare planlı olanlarda sal adi verilen dik dörtgen taslar ana malzemedir.Her iki tipte de Burç adi verilen kısımda sal taslar ;kare gövdeli olan tipte kademeli, dairesel tipte ise enine dizilişte kullanılmıştır.

Description: Kuşluklar Güvercinliklere kuşların girişi, üst kısımda yer alan ağız’dan sağlanmış,insanların girişi için ön cephenin ilerisinde tünel seklinde girişler yapılmıştır.Tünel seklin de olan bu girişler zeminin altında kalan kare seklin de ki odalara bağlantıyı sağlamaktadır.Bu odaların duvarları TAKA olarak adlandırılan oyuklarla doludur , takalar güvercinlerin yumurtlama ve barınmasında kullanılmakta dir.

Güvercinliklerin yapılış amacı hayvanin etinden , gübresinden yararlanmaktır.Ayrıca buralardan elde edilen gübrelerden İstiklal savası yıllarında barut imalinde yararlanılmıştır.

Güvercinliklerin sağlam yapıları ve ıssız yamaçlarda ki gizemli görünümlerinden ise etkilenmemek mümkün değildir.

  " Kaynak : Işık Füsun ÖZKUL & Asaf ÖZKUL "

 

GÜVERCİNLİKLER  (VACİT İMAMOĞLU)

Güvercinlik veya kuşluklar Kayseri’nin ilginç yapıları arasındadır. Özellikle, kentin doğu-kuzeydoğusunda yer alan Gesi ve çevresindeki vadilerde çok sayıda güvercinlik vardır. Gesi’den Kayabağ’a(Darsiyak) ve Güzelköy’e (Nize) giden yollar boyunca önce tek tük ve aralıklı olarak, sonra arka arkaya sıralanan değişik formlarda güvercinlik burçları görülür. Arazinin eğimine uydurularak konumlandırılan ve sağa sola, yolların altına üstüne, vadinin iki yanına serpiştirilen bu burçlar etkileyici bir görünüm sergiler. Geometrileri muntazam, taş işçilikleri özenlidir. Kâh onlarcası antik bir kale duvarından artakalan burçlar gibi yan yana sıralanmış; kâh 30-40’ı öbekler halinde bir araya gelmiş, kâh antik bir yapı kalıntısının etrafını kuşatıp bir koloni oluşturmuşlardır. Eskiden “kuşhane” olarak da adlandırılan güvercinliklerin ortaya çıkmasında bölgenin tabanını oluşturan tüf kayalarının önemli bir rolü vardır. Formları farklı olsa da İç Anadolu’nun birçok yerinde, özellikle de Kapadokya’daki Uçhisar yakınlarındaki “Güvercinlik” ve “Üzengi” vadilerinde çok sayıda güvercinlik vardır. Kayseri kentini çepeçevre kuşatan bağlar zinciri içinde bulunan Derevenk, Talas gibi yerleşimlerde de güvercinliklere rastlarız. Güvercinler, uysal ve güzel görünüşleri yanında insanlara et, kuştüyü verir, zararlı böcekleri yer, gübresi ile toprağı ve bitkileri besler. Bu kuşların geçmişte sağlıklı bir ekolojik dengenin kurulup sürdürülmesinde önemli rolleri olmuştur. Gesi ve çevresindeki güvercinliklerin tarihi ile ilgili yazılı bir kaynağa henüz ulaşılamamıştır. İlk kez Avrasya ve Akdeniz Bölgelerinde yaşadıkları belirlenen yabani güvercinler (veya kaya güvercinleri) 5000 yıl önce yapılan heykelciklerde karşımıza çıkar. Güvercinlik veya güvercin barınağı yapma düşüncesive eylemi de çok eskilere götürülebilir. Mısır’da MÖ1000 yılında güvercinlerin bir haberleşme aracı (ulak) olarak kullanıldığını biliyoruz. Romalılar ve Osmanlılar da aynı amaçla bu kuşlardan yararlanmıştır. Günümüzde internet sitelerinde güvercinlere ait geniş bilgilere, örneğin İkinci Dünya Savaşı’nda kaybedilen ulak güvercin sayılarına ulaşmak mümkündür. Gesi yakınlarındaki güvercinliklerin geçmişi Erken Roma Dönemine, hiç değilse Ortaçağ’a kadar götürülebilir. Bugün Gesi-Kayabağ, Güzelköy- Gesi, Güzelköy-Gürpınar arasındaki vadilerde yüzlerce güvercinlik yer almaktadır. Ayrıca Yeşilyurt (Mancusun), Özlüce (Vekse), Bağpınar (Isbıdın) ve Ağırnas’ta da güvercinlikler bulunmaktadır. Yöredeki yaşlılarla yapılan görüşmeler, yarım yüzyıl öncesine kadar güvercinlerin bu bölgede ne kadar önemli olduğuna işareteder. Onlar Gesi ve yöresinde milyonlarca güvercin bulunduğunu “tarlaya kondukları zaman tarlanın görünmez olduğunu, kalkınca da gölgelerinin bulut gibi geçtiğini” söylemişlerdir. Yöre halkının beslenmesi yanında, toprağın veriminin artırılmasında da önemli katkıları olan güvercinlerin barınması için üretilen yapılar mimari yönden ilginçtir.Description: Kuşluklar

Güvercinlik yapıları

Kayseri bağları ve Gesi yakınlarındaki güvercinlikler henüz evcilleşmemiş kuşların aşırı soğuk ve sıcaktan; kar, kış ve fırtınalardan korunmasına, yiyecek bulamadıkları dönemlerde beslenmelerine olanak tanır; onları vahşi hayvanlara yem olmaktan kurtarır. Zamanla bu yuvalara alışan ve yarı evcil bir duruma gelen kuşlar insanlarla birlikte olmayı öğrenir. Kayseri yakınlarındaki güvercinlikler genellikle iki bölümden oluşmaktadır; ilk bölüm yamaçlara oyularak yapılan barınak veya yuva bölümü, diğeri bunun üzerine oturtulan ve kuşların yuvalarına girip çıkmalarını sağlayan baca veya burç bölümüdür. Yuva bölümü dışarıdan algılanmaz, peyzaj içinde görülen sadece gösterişli, büyük bir bacadır.

Yuva veya Barınak Bölümü

18Bu bölüm, yeraltındaki tüflere kazılmış, genellikle çapı 4m ile7m arasında, yüksekliği 2,5m ile 4,5m arasında değişen daire veya kareye yakın bir planı olan bir odadır. Bulunduğu tüfün özelliğine göre ölçüsü ve biçimi farklılıklar gösterir. Ölçüleri büyük tutulan ve çevrelerinde başka güvercinlik olmayan yuvalar, “organik” diyebileceğimiz daha karmaşık planlara sahiptir. Böyle yuvalar bir orta mekân etrafına oyulmuş, daha küçük odacıklardan oluşur: Baca ortadaki büyük mekânın üzerine yapılır, diğer mekânlar daha kuytuda, karanlıkta kalır. Tepesindeki baca yardımıyla hava ve ışık alan bu bölümün çeperleri muntazam sıralar halinde oyulmuş küçük girintilere veya gözlere sahiptir. Yaklaşık ölçüleri 20x20x20cm veya 25x25x25cm arasında değişen bu girintilerin her birinde bir güvercin ailesi barınır. Üstte bulunan bacanın ortasında, yaklaşık 100cm çapında güvercinlerin yuvaya girmesi için bir delik bırakılmıştır. Mekânın ortasında, bacanın tam altına gelen yerde 15-20cm derinliğinde 80-90cm çapında çanak şeklinde bir çukur bulunur. Kar ve yağmur suları yukarıdaki bacadan ve delikten geçerek bu çanağa dökülüp toplanır. Güvercinler zaman zaman sularını buradan içer. İnsanların yuvaya ulaşımı biraz aşağıdan, eğimin elverdiği bir noktadan başlayan kısa bir tünel yardımıyla olur. Bir insanın ancak geçebileceği boyutlarda olan bu tünel, ya eğimli ya da basamaklı bir yükselişle yuva kapısına ulaşır. Kapı, genellikle yuvanın zemininden birkaç basamak daha yukarıdadır. Yuvada biriken gübre, önce yuva içinde toplanır, sonra çuval veya torbalar içinde dışarı taşınır. Yazın kendi yiyeceğini kendi bulan güvercinlere sadece kış aylarında yem atılır. Bu iş için yine baca yakınına, eğimin aşağı tarafına açılan yaklaşık 10cm çapında bir kanaldan yararlanılır: Bu kanala dökülen yem, kuşları tedirgin etmeden yuvanın döşemesine ulaşır.

Burç veya Baca Bölümü

17Güvercinliğin görünen üst bölümü güvercinlerin yuvalarına girip çıkmalarını sağlayan ve yuvayı çevre etkenleri ve kuşlara zarar verebilecek (sansar, tilki, kurt,ayı gibi) her türlü canlıdan koruyan bölümdür. Üst tarafı verevine kesilmiş büyük bir baca şeklindeki bu bölüm kare, dikdörtgen, elips veya daire şeklinde bir plana sahiptir. Bazı bacaların planı arazideki eğim nedeniyle de değişim gösterebilir; vadinin alt tarafında dik açılı olan planlar, üst tarafta bazen daireye dönüşür. Baca veya burç enleri 150cm ile 450cm, derinlikleri 200cm ile 650cm arasında değişir. Yükseklikleri de değişkendir: Güvercinlere zarar verebilecek hayvanların yuvaya girmelerini önlemek için duvar yüksekliği 210cm ile 400cm arasındadır. Plan boyutları büyük tutulan veya eğimi çok dik olan yamaçlara yapılan burçların boyutları daha da büyük olabilir. Güvercinlik burçlarının ağızları vadi eğimine uyarak aşağıdan yukarı doğru yükselirler; bu yükseliş ya basamaklar şeklinde, ya da duvara verilen eğimle sağlanmıştır. Aşağıdan bakanlar bu bacaları olduğundan daha büyük ve heybetli olarak algılarlar. Baca duvarlarının bitimleri silmeler şeklindedir; bulundukları duvarın kalınlığına bağlı olarak, silmeler 40cm ile 75cm arasında değişir. Bunlar, bir yandan tıpkı bir saçak gibi, yağmura, kara karşı burç duvarlarını korurken, diğer yandan güvercinlerin güneşlenmelerine, yuvaya girip çıkarken çevreyi gözetleyip dinlenmelerine de yardımcı olur. Burçlar, moloz veya yarı işlenmiş kesmetaşlardan yapılmıştır. Dairesel bacaların yapımında moloz taş, köşeli olanlarda genellikle kesme taş kullanılmıştır. Duvar örgüleri özenli, yapımda kullanılan taşların renk ve boyutları birbirleriyle uyumludur. Yapımlarında bağlayıcı malzeme olarak çoğunlukla çamur harcı kullanılmıştır, kireçle yapılanları da vardır. Yüksek bacalarda köşe bağlantılarını güçlendirmek için zaman zaman demir köşebentler kullanılmıştır.

Güvercinliklerin bugünkü durumu

Daha önceki dönemlerde olduğu gibi XX. yüzyılın ilk yarısında da yoğun şekilde kullanıldığı anlaşılan Gesi güvercinlikleri bugün işlevlerini büyük çapta yitirmiştir. Bunun nedenleri birkaç noktada toplanabilir. En başta, tarımdaki gelişmeler besin ve gübre kaynağı olan güvercinlerin önemini azaltmıştır. Kümes hayvanı besiciliğinin yayılması, güvercin etinin; yeni gübre türleri de güvercin gübresini arka planlara itmiştir. Tarımda kimyasal gübre kullanımının yaygınlaşması ise, diğer birçok canlı gibi güvercinlerin zehirlenmesine ve nüfuslarının azalmasına neden olmuştur. Yaşayabilen kuşlar yaşamlarını, ya kazandıkları bağışıklığa, ya rastlantılara, ya da çevrede kullanılan kimyasalların daha özenli seçilmesine borçludur. Diğer bir etken yaşama biçiminde ortaya çıkan değişikliklerdir. Son 50 - 60 yıl içinde Kayseri’nin kırsalında yaşayanlar, tarım ve hayvancılıkla uğraşmayı yavaş yavaş bırakmış, kent-türü üretim ve yaşama biçimini benimsemiştir. Güvercin beslemek gibi “emek-yoğun” bir üretim şekli hem zahmetli, hem risklidir. İnsanlar başka bir işle uğraşıp, daha az emekle daha çok verim elde edebilecekken, güvercinlerle uğraşmayı gereksiz görmüş olabilirler. Bir zamanlar üzümün, meyvenin ve yöredeki diğer ürünlerin lezzetine katkısı olduğu söylenen güvercin gübresi olmadan da aynı ürünler üretilmekte, aradaki lezzet farkı sadece yaşlıların sözlerinde kalmaktadır. Gesi ve yakınlarındaki köyleri süsleyen güvercinlikler kültür mirasımızın çok değerli parçalarıdır. Yapıların üstte görünen burçlarının hemen her biri, kendine özgü, yalın ama etkili çizgiler taşır. Duvarların bıçak gibi keskin çizgileri; burçların prizmatik diri, güçlü formları, yan duvarların eğimli araziye oturuşlarındaki rahatlık, sırf dekoratif amaçla yapıldığı izlenimini veren gösterişli silmeler ve hepsinde görülen sıradışı bir duvar işçiliği bu yapıları olağandışı bir konuma getirmektedir. Tek tek birer mimari değer olan bu yapıların bir araya geliş şekli daha da etkileyicidir. İster vadi yamaçlarında, ister sırtlarda, ister daha düz alanlarda olsun, güvercinliklerin bulunduğu çevreler büyük heykellerle oluşturulmuş fantastik birer sergi alanını andırır. Form çeşitliliği, peyzaja uyumları, raslantısal gibi görünen ama duyarlı bir biçimde ve ustaca sağlanan komşu birimler arasındaki bütünlük, beraberlikleri dikkat çekicidir. Güvercinlikler, Anadolu insanının ekolojik dengeyi kurma ve korumadaki deneyiminin, doğaya olan sevgi ve saygısının, mimarlığa ve üç boyutlu sanatlara olan yatkınlığının bir göstergesi gibidir. Bu yapılar büyük bir heykel sergisi gibi vadi ve tepeleri süsler, mimari formun gücünü ve güzelliğini dağlara taşlara yayar. Bu burçlar taş ustalarımızın taşla yazdığı bir senfoni, ya da Gesi bağlarının pek bilinmeyen, yanık bir türküsü gibidir.

Kaynakça: Altıntaş Müderrisoğlu, E. (2001).“Kayseri ve Civarında Bulunan Kuş Evleri”.V.Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazı ve Araştırmaları Sempozyumu - Bildiriler. HacettepeÜniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü, Nisan,337-351; İmamoğlu, V., Korımaz, M, İmamoğlu, Ç.(2005). “A fantasy in central Anatolian Architectural heritage: Dove cotes and towers in” Kay-seri.ODTÜ MimarlıkFakültesi DergisiC.22,s.2,79-90; İmamoğlu, V. (2006). “Gesi güvercinlikleri”.Tasarım Merkezi Dergisi, Sayı1,50-54.       VACİT İMAMOĞLU

 (Kaynak : KAYSERİ ANSİKLOBEDİSİ)

 

Son Haberler

Vakfımız İletişim Bilgileri

Adres :Talatpaşa Bulvarı
            Erzurum Sokak  No:6/A.
           Posta.kodu:06230 
           Hamamönü /ANKARA
Tel   : 0 312 324 10 65
web : gesivakfi.org 

Vakfımız Hesap Bilgileri

 
TC Ziraat Bankası
Hamamönü Şubesi
Şube Kodu : 706
Hesap No   : 3429780-5002
IBAN :TR34 0001 0007 0603 4297 8050 02
 
Posta Çeki
Hesap No: 8721222
Gesi Kalkındırma ve Yardımlaşma Vakfı