GESİ’NİN TARİHÇESİ (Özdoğan ATAY)

Balıklı Evresi

     (1071) Malazgirt Zaferinden sonra Türk Boyları, Anadoluya yerleşmişlerdir. 12 boyda Kayseri Ovasına yerleşmiştir. Bu boylar Kızık Boyu, Yazır Boyu, Salır Boyu, Gömeç Boyu, Eğim Boyu vs.

     Gesi boyu küçük bir boy olmasına rağmen Kayseri Ovasında ki Balıklı Dağı dediğimiz tepenin üzerine yerleşmişler ve burada yerleşik düzene geçmişlerdir. Gesi Boyunun, Salur Boyundan olduğu söylenir.  Gesi Boyu, Balıklı Dağının üzerinde yerleşik düzende bir süre kalmış, su ihtiyacını; Balıklı Dağının eteğinde kaynayan sudan karşılamıştır. Tek mal varlıkları büyükbaş hayvanlarıdır, tarımla uğraşmamışlardır. Akşam olduğu zaman hayvanlar Balıklı dağının eteğinde ki inlerde ve çadırlarda barınırlarmış. 

GESİDEKİ ESKİ KOMŞULARIMIZ

GESİDEKİ  ESKİ KOMŞULARIMIZ

(KARAMANLILAR)

            Gesi’mizin tarihi hakkında bilgiler çok azdır. Hemşerimiz Hüseyin Cömert’in kitabı “Gesi Vadisi” önemli çalışmalardan biridir. Bu kitapta ve eski seyahatnamelerde yazılanlara göre Gesi Yöresi mübadeleye kadar Kayseri’nin en elit ve varlıklı bir bölgesidir. Önemli bir nüfus yaşamaktadır. Bağlık bahçelik  zengin bir bölgedir. Yaşlılarımızın bize anlattıkları eskiden Balıklı’da yaşarmışız. Eşkıya nedeniyle buraya göç edilmiş iddiası da, belki çok az bir nüfus için geçerli olabilir. Gesi’deki mağaralar v.s. Kapadokya’nın devamı olduğunu, eski konaklar, evler v.s. de çok eski bir yerleşim merkezi olduğunu gösterir.

Devamını okumak için 

Atatürk ve Vakıflar


"Vakıflarla ilgili konulara gelince; bilinmektedir ki vakıflar memleketimizin mühim bir servetini teşkil eder. Bu servetten millet ve memleketin gerektiği şekilde istifade edebilmesi için Şer'iyye Vekâletiyle beraber bütün Bakanlar Kurulunun ve hatta Yüce Meclisin bu hususu ehemmiyetle tetkik ile bu büyük müessesenin haraplıktan korunmasını ve memlekete faydalı bir hale konulmasını temenni eylerim.

Vakıf Duası

Her kimse ki; Vakıflarımın bekasına özen ve gelirlerinin artırılmasına itina gösterirse, bağışlayıcı olan Allahu Teâlâ'nın huzurunda ameli güzel ve makbul olup, mükâfatı sayılamayacak kadar çok olsun, dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin..."

Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesinden...
Hicri 950 - Miladi 1543

"Allah'a ve Ahiret gününe inanan, güzel ve temiz olan Hazreti Peygamberi tasdik eden, Sultan, Emir, Bakan, küçük veya büyük herhangi bir kimseye, bu vakfı değiştirmek, bozmak, nakletmek, eksiltmek, başka bir hale getirmek, iptal etmek, işlemez hale getirmek, ihmal etmek ve tebdil etmek helal olmaz.

Devamını oku...